Tiyatro Haberlerinizi Yollar mısınız?

Tiyatro Haberlerinizi Yollarmısınız?


Tiyatro oyun tanıtımınızi veya haberlerini  en az bir resmi
ile Yollayınız.

Afış Koleksiyonumuz için lütfen  Afışlerinizi Yollayınız.

E-posta Hesab Erisimi

Hala ALMADINIZ MI?

@tiyatroturkiye.com 

E-posta Giris

Kaydol

Tiyatro Turkiye Oyun Bilgisi

Oyunlar: 2
Eleştiriler: 0
Tanıtım: 0
Yorumlar: 0

Alternatif Tiyatro Dergisi


Isim:

E-Posta:

Kolleksiyoncu

iStatistik

Üye : 42
İçerik : 49
İçerik Görüntüleme Sayısı : 39711

Yazarlar

Top PanelTop Panel
-
Accordion MenuAccordion Menu
-
LightboxLightbox
-
ReflectionReflection
-

Kimler Online

Şu anda 2 ziyaretçi çevrimiçi
Turgut BAĞIR
Çocuk tiyatrosu yapmak sorumluluk almaktır. PDF Yazdır E-posta

Kişiliği oturmuş bir yetişkini birkaç saatlik tiyatro yaşantısıyla etkilemenin ve onu değiştirebilmenin olası olup olmadığı çağdaş tiyatro kuramcılarınca tartılmaktadır. Yetişkin izleyiciyi, dolayısıyla toplumu, tiyatro yoluyla etkileyip değiştirmenin mümkün olup olmadığı tartışıladursun, tiyatronun bu görevini çocuk tiyatrosu yoluyla gerçekleştirmesi olasıdır. Yani Bertold Brecht’in dediği gibi tiyatronun bir değiştirme gücünden söz edeceksek, çocuk tiyatrosu için bu yüzde yüz geçerli olsa gerek. Yaşam denen zorlu yolu henüz yeni adımlamakta olan çocuklarımızın önlerine çıkacak engelleri aşmalarına yardımcı olmak, ayaklarına değerek canlarını acıtacak taşları ayıklamak, böylece daha az zarar görerek büyümelerini sağlamak için tiyatroyu etkili bir araç olarak kullanmak olasıdır.

Çocuk tiyatrosu yoluyla henüz gelişmekte olan genç birey, istenen yolda geliştirilip değiştirilebilir ve geleceğin toplumu kısa değilse de uzun vadede yaratılabilir. Yanlış uygulamalar sonucu çocuğun tiyatrodan yarar değil zarar görebileceği de göz önünde tutulmalıdır. Bu nedenledir ki çocuk tiyatrosu, yetişkinlere yönelik tiyatrodan çok daha titizlik ve sorumluluk gerektiren bir iştir.

Uç bir ifadeyle söylemek gerekirse “sahneye çıkmak bir iddiadır”. Çocuk tiyatrosu yapmak ise başlı başına bir iddiadır. Ve her iddialı işte olduğu gibi profesyonelliği, uzmanlaşmayı gerektirir. Mesleki süreçte bir heves, bir deney, başlangıç ya da sıçrama tahtası değil; bir hedef ve bilinçli bir seçim olmalıdır.

Devamını oku...
 
Sanat, Sanatçı Üzerine PDF Yazdır E-posta

  Sanat, bir iletişim yöntemi-aracıdır. İletişim ise bir duygu ya da düşünceyi toplumun diğer bireyleriyle paylaşma (bazen empoze etme) yöntemlerinden biridir. Sanatçı, iletmek istediği mesajını sunmak için bir yol-kanal seçer. Bu yol-kanal onun aracı olan sanat dalıdır. Bir ressam, sanatını resim yoluyla, müzik adamı müzik yoluyla, sinemacı çektiği filmler yoluyla kendisini ifade eder. Bu yolda sanatçının bilmesi gereken pek çok şey vardır. Sanatçı, iletmek istediği mesajının alıcısı olan hedef kitlesini iyi tanımalı, onun sosyal, ekonomik, kültürel, siyasal, psikolojik özelliklerini bilmelidir. Bütün bu bilgiler ışığında iletişim aracı olan dili-sanatı arzu ettiği etkiyi sağlayacak yönde etkili kullanabilecektir.

Tüm bu koşullar bir tiyatro adamı için de geçerlidir. O da yöneldiği seyirci kitlesinin tum bu özellikleni inceleyip bilmeli, gözettiği bu bilgiler ışığında yapıtını biçimlendirmelidir. Ancak o zaman onlarla aynı dili kullanmış, iletişim kurmuş olacaktır.

Sanatçı, seçtiği hedef kitleye iletmek istediği bir düşüncesi paylaşmak istediği bir duygusu olan öncü insandır. “Söyleyecek sözü olmak” sanatçı için olmazsa olmaz bir ön koşulur. Sanatçı, aydın, duyarlı ve toplumunu insani değerler doğrultusunda  değiştirip dönüştürmeyi hedefleyen kişidir. Soran, sorgulayan, kavga eden ve acı çekendir. O, şu sorulara yeterli ve doğru yanıtlar vererek kendisini bir yere oturtmuş olmalıdır: Ben kimim? Neyim? Nerede yaşıyorum? Ne istiyorum? Neden istiyorum? Nasıl yapabilirim? (Dünyanın, ülkenin, yaşadığım kentin çevrenin neresindeyim? Dünyada ve içinde yaşadığım toplumda yerim-rolüm-görevim, benden beklenen sorumluluğum nedir? Toplum için ne yapabilirim ve bunu nasıl yapabilirim) Sonra aşağıdaki sorular önem kazanır:

Devamını oku...
 
1970 Sonrası Çağdaş Türk Tiyatrosunda Çatışma Yaratan Bir Unsur Olarak Töre PDF Yazdır E-posta

     Tiyatronun amacı da aracı da insandır. İnsan ise toplumsal bir varlıktır. Töre olgusu her dönemde toplumsal yapı içerisinde insanı koşullandırıp yönlendiren önemli bir olgu olarak karşımıza çıkmaktadır. İşte bu nedenledir ki geleneksel toplum yapısını koruyan Türkiye toplumunun yaşantısında önemli bir yeri olan töre olgusunun, çağdaş Türk tiyatrosuna yansımalarını araştırmak ve oyun yazarlarının töre olgusuna yaklaşımlarını tespit etmek, bir zorunluluk olmaktadır.

     Tanzimat döneminde yoğunlaşan ve Cumhuriyetle birlikte sistemli olarak yürütülen, çağdaş, modern, uygar bir toplum olmayı ifade eden Batılılaşma süreci, Osmanlı döneminden kalma gelenekçi yapının kırılmasına neden olmuştur (Berkes, 1997). Ancak, kırılan geleneksel yapı ve değer yargılarının yerine yenisi koyulmaya çalışılırken toplum, yaşadığı değerler karmaşasında bir çok alanda, değişik boyutlarda çatışmalar yaşamıştır. Bu ikilem sonucu yaşanan çatışma süreci günümüzde de devam etmektedir (Tunaya,1999). Geleneksel değer yargılarının koşullandırdığı toplumumuzun, bugün de bu değerlerin etkisinden kurtulamadığını din istismarının, dine dayalı devlet özlemlerinin geldiği noktadan, buna bağlı olarak yaşanan laik-antilaik çatışmalarından anlamak mümkündür. Her gün gazete manşetlerine yansıyan, yazılı ve görsel basına taşınan kan ve namus davası öç ve kıskançlık cinayetleri, kuma, başlık parası, kız kaçırma, bekaret konulu haberler, törelerin günümüz insanı için de önemli bir olgu olmaya devam ettiğini göstermektedir. 
Devamını oku...
 


Kolleksiyoncu

Indirimde Olan Kitaplar

KÖY SEYİRLİK OYUNLARI

Oyunculuk Eğitimi İçin El Kitabı