|
Yazar Editor
|
|
Perşembe, 02 Temmuz 2009 01:06 |
Bir ihtimaldim,bir olasılık.Kanalizasyon boşluğunda eriyip,yok olup gidebilirdim.Ama kendime, pardon kendim sandığım bir insan hormonuna yer bulabildim... Aaa!! Affedersiniz bulabildiğimi sandım.Yarıştım,beraber yetişseydik eğer gideceğimiz yere kardeşim olacaktı bir tanesi.Ama en kararlısıydım babamın milyonlarca sperminden.Daha annemin karnında öğrendim yarışmayı...
Annem iyi beslenemedi, karınca kararınca geçindik. Bir zeytini bölüştük bazen. Annemin karnında öğrendim paylaşmayı. Doğdum sonra... Normal doğdum... Büyük acılarla. Normal doğum diyorlardı ama annem çok ağladı. Anormal bir isim koymuşlar sancılı doğumlara ve ilk nefes alışımda öğrendim yalan söylemeyi....Bir süre babamla aynı memeyi paylaştım.Hemen hemen sekiz ay kadar sürdü.Yemek yedirdiler sonra.Hatırlıyorum da ilk yediğim yemek patates ezmesiydi."Patata ımkılle" diyorlardı Arapça’da.Bir şeyin birden fazla söylenişi varmış dil diyorlar buna... Sancılı,yoksulluk ağırlıklı bir müzik albümüydü hayatım ve popüler olmadığım da kesin.Yaşım yedi oldu.Ah ne kadar kolay "yaşım yedi oldu" demek.Oysa bu üç kelimenin içinde ne hastalıklar,ne acılar,ne zorluklar gizlidir.Okula başladım.Siz hiç yalanın taş halini gördünüz mü?Ben gördüm.Okul...Tuhaf.Ali hep ata bakıyordu ya da Emel'in babası süt alacak parayı bulmakta zorlanmıyordu.Öğretmenimi hiç unutmadım ben.Öğretmenimi ve mobilyacıda kestirdiği sopasını.Ama hala anlamadığım bir şey var...Mobilyacı sıra arkadaşımın babasıydı.... |
|
Cuma, 10 Temmuz 2009 01:22 tarihinde güncellendi |
|
Devamını oku...
|