Pazartesi, 21 Mayıs 2012
  • Afış Koleksiyonu
  • İletişim
  • üye ol
Tiyatro
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Sahnedekiler
  • Tiyatrolar
  • Söyleşiler
  • Forum
  • Yazarlarımız
    • Süleyman KABAALİ
    • Turgut BAĞIR
    • Rasim AŞIN
    • Hüseyin AKŞEN
    • Tuncer Cücenoğlu
    • Cüneyt INGIZ
    • Nurhan TEKEREK
  • Genç Kalemler
    • Ahmet CAKMAKOĞLU
    • Eda TEMIZCAN
  • Sizden Gelenler
    • Email ATINIZ
    • Okan METIN
    • Üstun AKMEN
    • Gokhan OKSAR
    • Kemal ORUÇ
Size ozel E-posta hesabi @tiyatroturkiye.com
Sign up
Check e-mail
 

Y A Y I N Y E R I


Hayat Ağacında Tavus Kuşları


 



 Mudanyada Yeni Bir Tiyatro Çabasıyla İlk Yaz Ve Hayat Ağacında Tavus Kuşları

Nurhan TEKEREK
 

  İktisat Oyuncuları Tiyatro Topluluğu



SARAY DUVARLARI ÖTESİNDE [CBÜ İktisat oyuncuları]



 Guzel Sanatlar Fakultesi Oyunculari


YILIN KOMEDİSİ [ŞAHANE DÜĞÜN]


Tiyatro Dergisi [E-Degi]







 Yaşamak mı Yoksa Ölmek mi [ANKARA DT]

Kafkas Tebeşir Dairesi [ERZURUM DT]


 

Kimler Varmış

Şuanda 5 konuk çevrimiçi

Son Haberler

  • U.Ü. GSF SAHNE SANATLARI BÖLÜMÜ'NDE KAPANIŞ ETKİNLİĞİ: ÇÖKME TEHLİKESİ ve KISA OYUNLAR
  • Mudanyada Yeni Bir Tiyatro Çabasıyla İlk Yaz Ve Hayat Ağacında Tavus Kuşları
  • TİYATRO... TEKST ARAYANLAR... SİRKÇİLER...
  • 1970 Sonrası Çağdaş Türk Tiyatrosunda Çatışma Yaratan Bir Unsur Olarak Töre
  • A Z E R B A Y C A N "OYUN" ÇOCUK TİYATROSU

Çok Okunanlar

  • Allahın Belası Bir Adam: MOLİERE
  • İBB Şehir Tiyatroları'nda 2007-2008 sezonu Kasım ayı oyunları...
  • İzmir Güzel Sanatlar Oyuncuları
  • U.Ü. GSF SAHNE SANATLARI BÖLÜMÜ'NDE KAPANIŞ ETKİNLİĞİ: ÇÖKME TEHLİKESİ ve KISA OYUNLAR
  • Müjdat Gezen Tiyatrosu 'Artiz Mektebi'
Ana Sayfa arrow Yazarlar
Yazarlar
KANTOCU PDF Yazdır e-Posta
Cuma, 02 Kasım 2007

KANTOCUZaman; Cumhuriyet öncesi…Yer; İstanbul ve birkaç şehir…Eğlence denilince akla gelen kumpanyalar, şehir şehir dolaşıp, halka kantosundan komiğine, sihirbazlığından meddahlığına gösteriler sunuyorlar. Sahnede Rumu, Ermenisi halkı kah güldürüyor, kah ağlatıyor. O zamanlar Müslüman kadınların sahneye çıkması yasak. Ama bir kadın her şeyi göze alıp, adını da değiştirip Bursa'da kumpanyaya katılıp dört bir yana ün salıyor ve İstanbul'a geçiyor. Kıskançlıklar, sıkıntılar, sancılar, Cumhuriyet mücadelesi… Peki ya gerisi?  Gerisi Şehir Tiyatroları sahnesinde.

Haldun Dormen'in kaleminden çıkan ve kendisi tarafından sahneye konulan "Kantocu" yeni bir nefes değişik bir soluk getiriyor sahneye.  Oyunda küçük bir kumpanyada yaşananları anlatırken, aynı zamanda büyük bir değişim geçiren ülkenin de ipuçlarını ortaya koyuyor. Kişisel sıkıntılar, aslında o dönemde bir rejimin değişip Türk ulusunun mücadelesini de gözler önüne seriyor.

Devamını oku...
 
CEZA KANUNU PDF Yazdır e-Posta
Pazartesi, 22 Ekim 2007

CEZA KANUNUEvin çapkın beyi, kaçamaklarını gizlemek için türlü oyunlar oynarken, bir gün bir Fransız hanımla kaçamağı sonrasında hapse mahkûm olur. Güvendiği avukatı da çeşitli karmaşa ve anlaşmazlıklarıyla cezayı tescil eder. Evin beyi hapse girmemek için türlü oyunlar düşünürken, ziyaretine gelen arkadaşını da bu oyunun içine katarak,  ona para vererek, kendi hapis cezasını çektirir. Her şey yolunda derken, asıl karışıklık bu noktadan sonra başlar. Evin içinde türlü oyunlar dönerken, seyirciye de kahkahalarla gülmek düşer.

İ.Ahmet Nuri Sekizinci'nin kaleminden çıkan ve Engin Gürmen'in yönetmenliğinde Şehir Tiyatroları'nda sahnelenen oyunun kısa bir özeti bu. Komedi unsurlarının içinde çokça bulunduğu, keyifli bir geleneksel oyun.   Tiyatro her ne kadar evrensel bir gösteri sanatı olsa da, zaman zaman yerli oyunlarımızı, kendi öz oyun ve oyunculuk biçimini görmek, eseri daha rahat anlamamıza, bizden olana ilgi duymamıza yardımcı oluyor.

Devamını oku...
 
İSTANBUL'UN İLK GÖZAĞRISI "ŞEHİR TİYATROSU" PDF Yazdır e-Posta
Perşembe, 18 Ekim 2007
CÜNEYT İNGİZ        Nihayet! İstanbullu tiyatroseverlerin Ağustos-Eylül aylarından itibaren heyecanla bilet ve oyun sormaya başladığı İstanbul Büyükşehir Belediyesi, ufak tefek sıkıntılar,azalan sahneleri   ve yıkım haberleriyle perdelerini  3 Ekim'den itibaren açtı.

Kadıköy Haldun Taner Sahnesi ilk gün olmasının verdiği heyecanla ve koltuklarına olan hasretin sona ermesiyle insanların akınına uğramıştı. Tiyatro sezonu boyunca bu salonda arkadaşlıklarını arttıran tiyatroseverler, arkadaşlarını ve salonlarını görmenin mutluluğuyla koyu bir sohbete daldılar. Bir yandan eskilerden en güzel melodilerin kulakları okşaması, diğer yanda az sonra başlayacak olan oyunun coşkusu tiyatroseverleri etkilemişti.

Devamını oku...
 
TİYATRO EĞİTİMİ PDF Yazdır e-Posta
Cumartesi, 13 Ekim 2007

Image

           Son yıllarda ülkemizde, gelişen dizi ve sinema sektörü ile birlikte, bu konuda eğitim veren özel  kurumların sayısı hızla artmaya başladı.

           Bu iki açıdan da çeşitli sonuçlar doğurmaya başladı.Avrupa’da yapılan bir araştırmada, dünyanın en zor mesleklerinde birinci sırada maden işçiliği bulunurken, hemen arkasından en zor meslek olarak tiyatro oyunculuğu geliyor. Yani dünyanın en zor icra edilen mesleklerinden bir tanesi olarak kabul ediliyor.

Bunun nedenlerinin başında, bir insanın aslında varolmayan, tamamen hayali bir kurguyu sanki gerçekten yaşanıyormuşcasına sahneye taşımasından kaynaklanıyor. Bunun tıbben karşılığı tam olarak şizofreni hastalığına denk geliyor. Böyle bir çalışmada oyuncu, kurguya inanmak için prova yaparken, kendini ikna ediyor. Sonrasında ise seyirciyi ikna etmek için çabalıyor.

 

 

Devamını oku...
 
Sanatımız Aydınlığın Meşalesı Olsun PDF Yazdır e-Posta
Cumartesi, 13 Ekim 2007

Hüseyin AKSEN                 Yazmak işim değil ama paylaşmanın güzel bir yolu. 60 yaşından sonra memleket değiştirmiş, tiyatrosunu, dostlarını bırakıp istanbul gibi büyük, karmaşık, zor ve insanın feleğini şaşıran bir kente gelip, yaşamaya çalışan, tiyatrosuz kalmış bir insanın penceresinden bakınca yaşama, ağzından güzel hiç bir sözcük dökülmüyor. Tuzu koktu herşeyin çünkü araç mezat satılıyor sokak ortasında, bütün erdemlerimiz. Siyasetin ağzına bakan halkımız, en olmaz dediğimiz olayları, dizi seyreder gibi seyrediyor. Eskiden halkın yazarları, çizerleri, ozanları, tiyatrocuları vardı, onlarla birlikte yürüyen, bırbirinin dilinden anlayan. Ne oldu onlara?, Kol kola oduğunuz zamanları, ne çabuk unuttunuz.

Devamını oku...
 
Hollywood Çöplüğü PDF Yazdır e-Posta
Cumartesi, 13 Ekim 2007

ImageHerkesin ayrı bir derdi var şu Türkiye’de.Kimi seçim sıkıntısında, kimi iş derdinde, kimi magazinlerde boy gösterme, bazıları da kendi halinde sanatının peşinde.Yani “bizler”. Kim nerde yakalanmış , kim ne giymiş , kim kime ne demişten çok daha önemli sorunlarımız var. Ne mi ? Sahnelerimiz! Öyle bir ülkedeyiz ki ; sanatla uğraşıyor olmamıza rağmen istemeden de olsa kendimizi 26 Mart’tan beri siyasetin içinde buluyoruz. Ne acıdır ki Dünya Tiyatro Gününden 1 gün önce. Tesadüfün (!) bu kadarı…

Devamını oku...
 
KAÇILACAK YER NEREDE?: "SON DÜNYA" PDF Yazdır e-Posta
Cumartesi, 13 Ekim 2007

Image            Ve Diğer Şeyler Topluluğu, Yeşim Özsoy Gülan’ın yazdığı ve yönettiği “Son Dünya” başlıklı oyununda,  Nuh Hava Yolları’na ait 71/71 sefer sayılı uçak, bilinmeyen bir bölgede düşüyor, üç yolcu bu düşüşün ardından birbirinden habersiz kendilerini ne zamanın ne de mekânın olmadığı bir yerde buluyorlar. Kendilerini buldukları yer neresiyse o yerde, yaşadıkları olayları değerlendiriyorlar. Değerlendirme sırasında Kadın (Perihan Kurtoğlu) Doğu'yu, Erkek (Ulgar Manzakoğlu) Batı'yı, Üçüncü Şahıs (Deniz Özmen) ise ikisinin arasını temsil ediyor. İyi de, neredeler? Zaman durmuş mu, ölmüşler mi, Araf’talar mı, bilinmiyor. Yani, Yeşim Özsoy Gülan “Son Dünya”sı ile de tiyatromuzda gene yeni ve köklü bir söylem peşinde koşuyor. Ortaya yeni bir metin atıyor, disiplinler arası bir yolda ilerlemesini sürdürüyor.

Devamını oku...
 
GÜLDÜR BAKALIM ÜZERİNE PDF Yazdır e-Posta
Cuma, 12 Ekim 2007

Image        Dün akşam Güldür Bakalım adlı yarışma takıldı gözüme. Jürisinde benim de zamanında yanında çalıştığım ustalarım olduğundan, biraz bakayım dedim.

        Ama inanılacak gibi değildi. Neden derseniz?


1- Öncelikle Özgü Namal, sinema ve tiyatrodaki başarısını, sunuculukta gösteremiyor. Sürekli takılması ve rejinin dikkatini dağıtması nedeniyle oldukça kötü bir performans çizdi. En kısa zamanda sunuculuk işini bırakmalı.

2- Jüri içinde Müjdat Gezen ve Levent Kırca gibi Türkiye'nin önemli komedyenleri varken, Peker Açıkalın'ın belaltı bile diyemeyeceğimiz hamlelerle, komik duruma düşmesi dikkat çekiciydi.

Devamını oku...
 
SEZON SONU VE HARBİYE AÇIKHAVA TİYATROSU PDF Yazdır e-Posta
Cuma, 12 Ekim 2007

Image

Çalışma hayatında insanların tatili düşünmeye başladığı yaz günlerinde, tiyatroseverler sezonun kapanmasıyla birlikte açıkhava gösterilerine merakla bekler oldu.

  

Şehir Tiyatroları’nın yazbaşında sadece bir gösterim için Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’nda müzikal oyunlar sahnelendi. Maraton haftasonunda “Leyla ile Mecnun” oyunuyla başladı. Ardından Haldun Dormen’in en keyifli oyunlarından biri olan “Kantocu” sahne aldı. Asırlık bir çınar edasıyla yıllardır sahnede olan, gururumuz olan oyunumuz “Lüküs Hayat” kapalı gişe sahnelendi. Ve son olarak Yücel Erten rejisiyle “Keşanlı Ali Destanı”nı seyrettik.

Devamını oku...
 
BİR MUTFAK MASALI PDF Yazdır e-Posta
Cuma, 12 Ekim 2007

Image

KURBAĞA PRENSES’İN, KURBAĞA PRENS’E ETTİKLERİ:

“BİR MUTFAK MASALI”


            Ne biçim ülke olduk be Özdemir Abi!

          “Düşünceye Özgürlük” dalgası halka halka büyüdükçe, azmettirenler ürküyor, dolayısıyla azmedenler ve hazmedenler çoğalıyor. Baksana Hrant’ı da yitirdik. Ülkemizde demokrasi ve kardeşliğin kararlı savunucularındandı Hrant Dink. Sıkılan kurşun, Türkiye'nin aydınlık geleceğinin de, demokrasisinin de, özgürlüklerinin de potasını deldi geçti. Sağduyusu olanların duygu pınarlarını da… Düşündüklerimi Evrensel’deki köşemde yazdım, sanırım okumuşsundur. Bu konuyu fazla uzatıp, içini depreştirmeyeyim. Işıklar içinde yatsın, başka ne diyeyim! 

 

Devamını oku...
 
KADİFE ÇİÇEKLERİ PDF Yazdır e-Posta
Perşembe, 11 Ekim 2007

ImageDÖRT KADININ YAŞAMA TUTUNMA SERÜVENLERİ:

“KADİFE ÇİÇEKLERİ”

        Bakırköy Belediye Tiyatroları, çok katmanlı ve çağrışımlara açık bir metin olan Paul Zindel’in “Kadife Çiçekleri” adlı oyununu oynamakta. Şimdi büküp boynunuzu, bana soracaksınız: “Pekiii, ‘Kadife Çiçekleri’ gerçekten zor bir oyun mu?”

     Ayol, tiyatroda kolay mı var?

İNSANIN İÇİNİ BURKAN BİR ÖYKÜ BU ÖYKÜ

       Mutsuz, pesimist, agresif, hırçın Beatrice (Cihan Bıkmaz), biri epilepsi hastası Ruth (Nazan Koçak), diğeri bilime tutkun, içine kapanık Mathilda ya da kısaltılmış haliyle Tillie (Yonca Cevher Yenel) adlı kızları, “Cici Hala” (Cihan İnan Bekar) dedikleri yaşlı bir kadın ve de kafeste besledikleri Tillie’nin edindiği küçük tavşanla birlikte yaşamaktadır. Yaşam, dört karakterin dördünü de emzirememiştir. Zindel, bu yaşama tutunma savaşımını, karakterlerin yaşamdaki öfkelerini neredeyse Tennesse Williams ya da Anton Çehov veya Martin McDonagh tadında işlemiş. İnsanın içini burkan bir öykü bu, gel gelelim yeni değil. Beatrice’nin yoğun acısının; acısını, öfkesini en yakınlarından çıkaran Beatrice’nin dramının, yeni olduğunu elbette kimseler savlayamaz. Oyun güncelleştirilmiş olsa dahi...

 

Devamını oku...
 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 Sonraki > Son >>

Sonuçlar 14 - 24 / 24
[ Geri ]

 Tiyatro

Foruma Gider!
XHTML Validation
CSS Validation
Powerd by YOOtheme

Copyright © 2005Tiyatro Türkiye