Çarşamba, 10 Mart 2010
  • Afış Koleksiyonu
  • İletişim
  • üye ol
Tiyatro
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Sahnedekiler
  • Tiyatrolar
  • Söyleşiler
  • Forum
  • Yazarlarımız
    • Süleyman KABAALİ
    • Turgut BAĞIR
    • Rasim AŞIN
    • Hüseyin AKŞEN
    • Tuncer Cücenoğlu
    • Cüneyt INGIZ
    • Nurhan TEKEREK
  • Genç Kalemler
    • Ahmet CAKMAKOĞLU
    • Eda TEMIZCAN
  • Sizden Gelenler
    • Email ATINIZ
    • Okan METIN
    • Üstun AKMEN
    • Gokhan OKSAR
    • Kemal ORUÇ
Size ozel E-posta hesabi @tiyatroturkiye.com
Sign up
Check e-mail
 

Y A Y I N Y E R I


Hayat Ağacında Tavus Kuşları


 



 Mudanyada Yeni Bir Tiyatro Çabasıyla İlk Yaz Ve Hayat Ağacında Tavus Kuşları

Nurhan TEKEREK
 

  İktisat Oyuncuları Tiyatro Topluluğu



SARAY DUVARLARI ÖTESİNDE [CBÜ İktisat oyuncuları]



 Guzel Sanatlar Fakultesi Oyunculari


YILIN KOMEDİSİ [ŞAHANE DÜĞÜN]


Tiyatro Dergisi [E-Degi]







 Yaşamak mı Yoksa Ölmek mi [ANKARA DT]

Kafkas Tebeşir Dairesi [ERZURUM DT]


 

Ana Sayfa arrow Yazarlar arrow Sizden Gelenler arrow Kemal ORUÇ
Kemal ORUÇ
U.Ü. GSF SAHNE SANATLARI BÖLÜMÜ'NDE KAPANIŞ ETKİNLİĞİ: ÇÖKME TEHLİKESİ ve KISA OYUNLAR PDF Yazdır e-Posta
Salı, 19 Mayıs 2009
U.Ü. GSF SAHNE SANATLARI BÖLÜMÜNDE KAPANIŞ ETKİNLİĞİ: ÇÖKME TEHLİKESİ ve KISA OYUNLAR U.Ü. Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne Sanatları Bölümü 2007-2008 akademik yılında Prof. Dr. Nurhan TEKEREK’in öncülüğünde kurulmuş Oyunculuk ve Dramatik Yazarlık Anasanat Dallarına sahip, maviyle yeşilin sarmaş dolaş olduğu ve de Lozan’ın kapılarını açan, bağımsızlık savaşını sonlandıran mütarekesiyle bilinen Mudanya’da, henüz yeni doğmuş bir bölüm. Yolculuğuna 2007 yılında Uludağ Üniversitesi 152 Evler Yerleşkesi’nde, uzun bir süredir kullanılmayan, tarihin o tozlu-topraklı yükünü taşıyan bir salonda başlayan Sahne Sanatları Bölümü, şimdilerde Mudanya’da denize nazır, mütevazı ama sıcak, dört katlı  mekanında eğitim-öğretimini sürdürmekte.
Devamını oku...
 
Mudanyada Yeni Bir Tiyatro Çabasıyla İlk Yaz Ve Hayat Ağacında Tavus Kuşları PDF Yazdır e-Posta
Salı, 15 Temmuz 2008

Mudanyada Yeni Bir Tiyatro Çabasıyla İlk Yaz Ve Hayat Ağacında Tavus KuşlarıBu yıl Uludağ Üniversitesi Mudanya Güzel Sanatlar Fakültesi, Oyunculuk ve Dramatik Yazarlık Anasanat Dalları’ndan oluşan Sahne Sanatları Bölümü’nde öğrencilerle birlikte ilk yılımızı tamamladık. Yeni bir bölüm olmanın tüm sıkıntılarını, sorunlarını ve  coşkusunu, güzelliklerini de paylaşarak. Sevgili Doktor’dan seçilen beş tablodan oluşan “Biçâreler” ve Edip Cansever, Cemal Süreya, Attila İlhan ve Orhan Veli’nin şiirleri üzerine doğaçlamalardan kurgulanan sözsüz gösterilerle birlikte iki bölümden oluşan ve Role Hazırlık  dersi kapsamında çalışılan etkinliğimizi de, 13 Haziran 2008’de gerçekleştirdikten sonra öğrencilerimizi kentlerine tatil yapmak üzere gönderdik. Şimdilerde de yeni öğrencilerimizi büyük bir merakla ve heyecanla bekliyoruz. Mudanya’nın, o dünyada pek çok yere bahşedilmeyen bol oksijenli, biteviye esintili havasında ve pervasız maviliklerinde…

Mudanya’da geçirdiğim ilk yaz. Tiyatroyla uğraşmanın ve bu uğraşının getirdiği, büyük ölçüde tiyatrosuz yaşamanın verdiği huzursuzluğu giderme çabasıyla zuhûr eden bir itkiyle, Mudanya’da bir “Halk Tiyatrosu Şenliği” düzenlemenin, Kurtuluş Savaşı’nı bitiren ve bağımsızlığın ilk adımı olan mütarekenin yapıldığı bir ilçede, Karagöz’ün vatanı olduğu var sayılan bir eski başkent Bursa’ya bağlı, dünyanın en güzel iklimine sahip ender yörelerden olduğu söylenen bir beldede, 5-10 Ağustos tarihlerinde yapılmasını planladığım bir şenlik ortamının, Güzel Sanatlar Fakültesi’ne sahip ilçeye zaman içinde kazandıracaklarını hayal ederek böylesi bir projenin ön hazırlıklarını yaptım yaz başında. Mudanya Belediyesi’nin finansmanıyla, GSF-Sahne Sanatları Bölümü’nün emeği ve oyunlarıyla da katkıda bulunacağı bir şenlik. Böylesi bir şenlik, süreç içinde gelişecek, zenginleşecek, büyüyen bir yapıyla uluslar arası boyuta da taşınabilecek ve 2011’de açmayı tasarladığımız Geleneksel Tiyatro Anasanat Dalı’nın alt yapısını oluşturabilecek ve onu besleyecek bir gelenekselliğe de kavuşabilecekti.  Amacını: “ Bir bağımsızlık savaşı olan Kurtuluş Savaşı’nı Türk ulusunun lehine sona erdiren ve böylece Yeni Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş sürecine önemli katkılarda bulunan mütarekenin imzalandığı Mudanya ilçesinin tarihsel karakteristiğine uygun olarak tiyatromuzun gelişimine özgün deyişiyle, tavrıyla, rengiyle katkıda bulunmak, bu alandaki gerek geleneksel, gerekse yeni, çağcıl arayış ve oluşumları desteklemek, tiyatromuzu zenginleştirmek ve Mudanya halkıyla buluşturmak adına I. Halk Tiyatrosu Şenliği düzenlenir. ” şeklinde belirttiğim bu şenlik için olabildiğince düşük sayılabilecek bir maliyet çıkartarak ve şenliğe katkıda bulunabilecek toplulukların da ön kabullerini alarak gereken girişimlerde bulundum. Ancak ne yazık ki, tarihte Myrleia, Apamea ve dağlık bölge anlamına gelen Montagna adıyla anılan ve son olarak Mudanya adını alan ve Bağımsızlık Savaşı’nı kazanmanın ilk tescili olan Mudanya Mütarekesi’ne ev sahipliği yapmış, yaklaşık 50 bin nüfuslu bir ilçede, şimdilik böyle bir projeyi, çeşitli nedenlerle gerçekleştiremedik. Ben de, en yakın gelecekte böyle bir projeyi yeniden gündeme getirmek üzere, istemeden de olsa Mudanya’nın yazlık atmosferine geri döndüm.

Devamını oku...
 
TİYATRO... TEKST ARAYANLAR... SİRKÇİLER... PDF Yazdır e-Posta
Çarşamba, 25 Haziran 2008

TİYATRO& TEKST ARAYANLAR& SİRKÇİLER&Tiyatro eğlence yeri değil, büyükler mektebidir.

                                            Muhsin Ertuğrul

 

“Türkiye… Tiyatro… Uyanmak” adlı makalemde “Komediyse gelirim.” diyen seyircilere ateş püskürmüştüm; oysa şimdi daha da kızgınım. Çünkü amatör ya da profesyonel olan ve bir oyun sahnelemek isteyenler, hem e- posta yoluyla hem telefonla arayarak hem de birebir görüşmelerde, “Komik olan oyun teksti önerir misiniz?” diyorlar! Üstelik siteleri ve e- posta gruplarını incelediğimde her yıl yüzlerce kişinin bu tür ilanlar bıraktığını gördüm.

Bir yazar; aslında onu rahatsız eden bir problemi yazar. Bir şeylerden şikâyetçidir ve yazdığı eserle rahatsız olduğu bu durumu düzeltmeye uğraşır; en kötü ihtimalle, yazdığı eseri okuyan ya da izleyen insanların, bu durumun farkına varmasını ister.

Bir yönetmen; bir eseri okuduğunda problemi anlar, durumu oyuncularla paylaşır. Tam bu noktada işin içine bir de estetik kaygı girer. Yönetmen, bu kaygıyla, problemi çözerek ya da çözümü seyirciye bırakarak, sahneye koyar.

Devamını oku...
 
1970 Sonrası Çağdaş Türk Tiyatrosunda Çatışma Yaratan Bir Unsur Olarak Töre PDF Yazdır e-Posta
Pazar, 22 Haziran 2008

           1970 Sonrası Çağdaş Türk Tiyatrosunda Çatışma Yaratan Bir Unsur Olarak Töre 

                   Tiyatronun amacı da aracı da insandır. İnsan ise toplumsal bir varlıktır. Töre olgusu her dönemde toplumsal yapı içerisinde insanı koşullandırıp yönlendiren önemli bir olgu olarak karşımıza çıkmaktadır. İşte bu nedenledir ki geleneksel toplum yapısını koruyan Türkiye toplumunun yaşantısında önemli bir yeri olan töre olgusunun, çağdaş Türk tiyatrosuna yansımalarını araştırmak ve oyun yazarlarının töre olgusuna yaklaşımlarını tespit etmek, bir zorunluluk olmaktadır.

     Tanzimat döneminde yoğunlaşan ve Cumhuriyetle birlikte sistemli olarak yürütülen, çağdaş, modern, uygar bir toplum olmayı ifade eden Batılılaşma süreci, Osmanlı döneminden kalma gelenekçi yapının kırılmasına neden olmuştur (Berkes, 1997). Ancak, kırılan geleneksel yapı ve değer yargılarının yerine yenisi koyulmaya çalışılırken toplum, yaşadığı değerler karmaşasında bir çok alanda, değişik boyutlarda çatışmalar yaşamıştır. Bu ikilem sonucu yaşanan çatışma süreci günümüzde de devam etmektedir (Tunaya,1999). Geleneksel değer yargılarının koşullandırdığı toplumumuzun, bugün de bu değerlerin etkisinden kurtulamadığını din istismarının, dine dayalı devlet özlemlerinin geldiği noktadan, buna bağlı olarak yaşanan laik-antilaik çatışmalarından anlamak mümkündür. Her gün gazete manşetlerine yansıyan, yazılı ve görsel basına taşınan kan ve namus davası öç ve kıskançlık cinayetleri, kuma, başlık parası, kız kaçırma, bekaret konulu haberler, törelerin günümüz insanı için de önemli bir olgu olmaya devam ettiğini göstermektedir.

Devamını oku...
 
A Z E R B A Y C A N "OYUN" ÇOCUK TİYATROSU PDF Yazdır e-Posta
Çarşamba, 04 Haziran 2008

     A Z E R B A Y C A NAzerbaycan Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı "Y U Ğ " Devlet Tiyatrosu  Rejisörü Dr. Rasim AŞIN tarafından 2005 yılında "YUĞ" Çocuk Tiyatrosu birimi olarak çalışmalarına İGRA ( OYUN ) adı ile başlamıştır.

İlk oyunu MEVLANA hikayelerinin çocuklar için uyarlanmış halini 5-6-7 yaş ve 8-9-10 yaş çocuklarının psikolojisine  uygun olarak sahnelenen "G E L "  adlı eseri olmuştur!

Çocukların hayatında oyun ve oyun anlayışının önemini vurgulayan

OYUN ÇOCUK TİYATROSU`nun Kurucusu ve Genel Sanat Yönetmeni, Eğitmeni Rasim AŞIN çocukların yaş ve psikolojilerine uygun oyun metni ve oyunculuk-reji anlayışını PSİKOSOF TİYATRO POETİKASI ile kurgulayıp kendi çocuk tiyatrosu formasının arayışları içindedir!

Devamını oku...
 
OYUN VE ÇOCUK TİYATROSUNUN ÖNEMİ PDF Yazdır e-Posta
Çarşamba, 14 Mayıs 2008
OYUN VE ÇOCUK TİYATROSUNUN ÖNEMİ        Doğada insana ait olan her şeyin başlangıcı bir oyundur ve kuralları yoktur. Buradan yola çıkarak Hayatımızı bir oyun olarak düşünelim ve örnek olarak en küçük birimi ele alalım “AİLE”Yİ; anne baba ve çocuktan oluşmaktadır; babamız her sabah işe gider annemiz eğer çalışmıyorsa evde ki işler ile uğraşır ve çocukta evde oyun oynamaktadır, bu değişmez bir süreçtir ve bunun kendi içinde kuralları vardır, bu süreci hayatın her alanına indirgersek her yer de her şekilde oyun oynamaktayız; ama çıkarlar devreye girdiği zaman insanlar rol yapmaya başlamıştır yalınlıktan uzaklaşarak herkes birbirine rol yaparak kendi çıkarları doğrultusunda kurallar belirlemişlerdir, ama çocuğun doğasında oyun oynarken kural var mıdır?
Devamını oku...
 
Çocuk tiyatrosu yapmak sorumluluk almaktır. PDF Yazdır e-Posta
Pazartesi, 28 Nisan 2008

 Adanada Çocuk Tiyatroları                            

Kişiliği oturmuş bir yetişkini birkaç saatlik tiyatro yaşantısıyla etkilemenin ve onu değiştirebilmenin olası olup olmadığı çağdaş tiyatro kuramcılarınca tartılmaktadır. Yetişkin izleyiciyi, dolayısıyla toplumu, tiyatro yoluyla etkileyip değiştirmenin mümkün olup olmadığı tartışıladursun, tiyatronun bu görevini çocuk tiyatrosu yoluyla gerçekleştirmesi olasıdır. Yani Bertold Brecht’in dediği gibi tiyatronun bir değiştirme gücünden söz edeceksek, çocuk tiyatrosu için bu yüzde yüz geçerli olsa gerek. Yaşam denen zorlu yolu henüz yeni adımlamakta olan çocuklarımızın önlerine çıkacak engelleri aşmalarına yardımcı olmak, ayaklarına değerek canlarını acıtacak taşları ayıklamak, böylece daha az zarar görerek büyümelerini sağlamak için tiyatroyu etkili bir araç olarak kullanmak olasıdır.

Çocuk tiyatrosu yoluyla henüz gelişmekte olan genç birey, istenen yolda geliştirilip değiştirilebilir ve geleceğin toplumu kısa değilse de uzun vadede yaratılabilir. Yanlış uygulamalar sonucu çocuğun tiyatrodan yarar değil zarar görebileceği de göz önünde tutulmalıdır. Bu nedenledir ki çocuk tiyatrosu, yetişkinlere yönelik tiyatrodan çok daha titizlik ve sorumluluk gerektiren bir iştir.

 

Devamını oku...
 
ADANA Tiyatro Festivaline katilan oyunlar [Festival Sona Erdi] PDF Yazdır e-Posta
Pazar, 23 Mart 2008
 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sonuçlar 1 - 8 / 137
[ Geri ]

 Tiyatro

Foruma Gider!
XHTML Validation
CSS Validation
Powerd by YOOtheme

Copyright © 2005Tiyatro Türkiye