Pazar, 05 Şubat 2012
  • Afış Koleksiyonu
  • İletişim
  • üye ol
Tiyatro
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Sahnedekiler
  • Tiyatrolar
  • Söyleşiler
  • Forum
  • Yazarlarımız
    • Süleyman KABAALİ
    • Turgut BAĞIR
    • Rasim AŞIN
    • Hüseyin AKŞEN
    • Tuncer Cücenoğlu
    • Cüneyt INGIZ
    • Nurhan TEKEREK
  • Genç Kalemler
    • Ahmet CAKMAKOĞLU
    • Eda TEMIZCAN
  • Sizden Gelenler
    • Email ATINIZ
    • Okan METIN
    • Üstun AKMEN
    • Gokhan OKSAR
    • Kemal ORUÇ
Size ozel E-posta hesabi @tiyatroturkiye.com
Sign up
Check e-mail
 

Y A Y I N Y E R I


Hayat Ağacında Tavus Kuşları


 



 Mudanyada Yeni Bir Tiyatro Çabasıyla İlk Yaz Ve Hayat Ağacında Tavus Kuşları

Nurhan TEKEREK
 

  İktisat Oyuncuları Tiyatro Topluluğu



SARAY DUVARLARI ÖTESİNDE [CBÜ İktisat oyuncuları]



 Guzel Sanatlar Fakultesi Oyunculari


YILIN KOMEDİSİ [ŞAHANE DÜĞÜN]


Tiyatro Dergisi [E-Degi]







 Yaşamak mı Yoksa Ölmek mi [ANKARA DT]

Kafkas Tebeşir Dairesi [ERZURUM DT]


 

Ana Sayfa arrow Yazarlar arrow Yazarlarımız arrow Tuncer Cücenoğlu arrow SAVAŞ DİNÇEL
SAVAŞ DİNÇEL PDF Yazdır e-Posta
Perşembe, 20 Mart 2008
SAVAŞ DİNÇEL

Savaş Dinçel’le ilk kez 1989 yılında Yusuf Kurçenli ile birlikte oluşturduğumuz Işık Film’in Beşiktaş’taki  ofisinde tanıştık..Haldun Taner’in “Ay Işığında Şamata” adlı öyküsünden 4 bölümlük bir TV dizisinin senaryosunu yazacaktı… Hemen de yazdı senaryoyu..TRT’ye önerdik zaman yitirmeden ancak, sakıncalılardan oluşan bir ekibin önerisi olduğundan olsa gerek, reddedildi projemiz…

Sonra sevgili dostum Müjdat Gezen’in büyük bir özveriyle gerçekleştirdiği MSM’nin  (Müjdat Gezen Sanat Merkezi) oluşmasıyla daha sık görüşmeye başladık..İkimiz de orda öğretmen olarak görevliydik.. Bu nedenle de sıkça birlikte olma şansımız oluyordu..

 

Savaş’ın Dünya güzeli eşi Sumru’yla dostluğumuz da MSM’de gelişti…

Derslerimizin aynı güne rastlaması nedeniyle gelişen bu dostluk beni o kadar mutlu ediyordu ki anlatamam.. Çok özeldi Sumru da, Savaş gibi..

Savaş’ın Türk ve Dünya Tiyatrosu’na armağan ettiği Barış Dinçel’in de bu  babaya yakışır bir oğul olarak kendi dalında büyük başarılara imza atması da beni sevindiren ve mutlu eden bir başka yanı işin…

Savaş’la zaman zaman Arif ve Azmi’nin Çiçek Barı’nda da karşılaşarak söyleşmek ise yaşamımın asla unutamayacağım anılarını oluşturur..

Bir gün Barış’ın dekor tasarımlarının başarısında, onun yetişip birikimli bir insan olmasının dışında katkısı olup olmadığını sorduğumda hafifçe gülümseyerek şunları söyledi Savaş bana:

“Sevgili Cücenoğlu… Okuyor oyun metinlerini ve yaratıyor Dünyasını… Ben de yalnızca kutlamakla yetiniyorum oğlumu… Tabii ki gurur duyuyorum onunla.. ”

Oynadığı her oyunda Savaş’ı izlemek bir çok insan gibi bana da büyük keyif veriyordu..

Hem sahneye yakışıyor, hem varlığıyla, oyunculuğuyla büyülüyordu beni..

Tiyatrokare’de sahnelenecekti Neyzen adlı oyunum ve bir erkek oyuncu aranıyordu Neyzen’i canlandıracak..

Kızım Gamze dedi ki:

“Bana göre Neyzen’i Savaş Dinçel oynamalı baba.. O büyük bir aktör… Üstelik oyunun bir kat daha değerlenir..”

Hemen önerdim Nedim Saban’a… Ancak Savaş’ın yoğunluğu bu projede yer almasını engelledi.. Hala yanarım… Kaldı ki hiçbir oyunumda elinde olmayan nedenlerden dolayı oynayamamış olması da en büyük üzüntümdür..

Tiyatronun içinde olması, tiyatroyu çok iyi bilmesi onun oyun yazarı olarak da başarılı metinler ortaya çıkartmasını sağladı…

Sait Faik Abasıyanık’ın öykülerinden oyunlaştırdığı ve oynadığı Meraklısı İçin Öyle Bir Hikaye ile özgün oyunları Gürültülü Patırtılı Bir Hikaye ve Uçurtmanın Kuyruğu Türk tiyatro dağarına armağan ettiği önemli oyunlardır.

Kaldı ki dört kol çengiydi Savaş…

Karikatür ve çizgi alanında da inanılmaz ürünler verdi…

Zekası, dünyaya bakışı o kadar farklıydı ki ölümsüz ürünler üretmesinde birikiminin ve zekasının büyük avantajıyla hep üretti , durmadı asla..

MSM’nin duvarlarını süsleyen bir çok çalışması hep hayranlığımı artırmakta etken olmuştur..

Geçtiğimiz yaz Müjdat Gezen telefonla aradı beni..

“ Tiyatrocular adlı oyununu bizim tiyatromuzun repertuarına  aldık..

Kim yönetecek biliyor musun?”

“Kim?” dedim..

“Savaş” dedi.. “Bak seninle konuşacak..”

“Oyunu sahneleyeceğim izin verirsen” dedi..

“İzin ne demek”  dedim. “Beni mutlu edersin”

“Bir iki yerini budayalım öyleyse..”

“İstediğini yap.. Eti senin kemiği benim” dedim..

“O kadar da değil” dedi.. “Bir iki yerine dokunmanı istiyorum..”

“Beni karıştırma istediğini yap” dedim.. “Senin yapman yeterlidir. Zaten sen de önemli bir yazarsın..  Çok sevindim”

Gerçekten de çok mutlu olmuştum..

Yönetmen olarak da olsa bir üretimde birlikte olacaktık..

Ama bu da olmadı..

Hastaneye kaldırıldı ansızın..

Sonra acılı bir süreç başladı..

Sondan bir önceki kaldırılışında koştum Hastaneye hemen…

Yaramaz çocuklar gibi sırtını  vermiş duvara, oturuyordu yatakta..

Sumru ise acıyla gülümsüyordu…  Dokunsam ağlayacaktı… Böyle durumlardaki çaresizliğimle, ne diyeceğimi şaşırıp, yaşaması gerektiğini falan söyledim.

                           *             *            *

Sonra yeniden çıkarttılar hastaneden..

Aradığımda “iyi” diyordu Müjdat..

Ama sesi titriyordu söylerken…

O günden sonra hep Müjdat’ı düşündüm..

Yıkılırdı gerçekten..

Bir çok dostu vardı ve bazılarını da yitirmişti Müjdat..

Ancak Savaş hepsinden farklıydı Müjdat için.…Farkındaydım bunun..

Endişem büyüyerek geçiyordu günler..

                                           *           *              *

Sonunda beklenmeyen son geldi ve Savaş’ı yitirdiğimizi TV’den öğrendim..

Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’ndeki törene kadar arayamadım Müjdat’ı.. Sonra Şehir Tiyatrolarında Can Doğan, Orhan Alkaya ve diğer dostlarının ve sevenlerinin duyarlı konuşmaları.. Barış’ın acıyla kıvranışı.. Öğrencilerinin çırpınışı.. Sumru’nun çaresizliği..

Teşvikiye Camii ana baba günüydü..

Müjdat’ın koluna girmişti öğrencileri..

Güçlükle duruyordu ayakta…

Şükrü Türen bir köşede Savaş’tan fıkralar anlatarak acısını hafifletmeye çalışıyordu…

Ama gerçeği söylemek gerekirse aklım Müjdat’taydı..

Yetiştirdiği onlarca öğrenci Savaş’ın tabutunu sırtlarken göz yaşlarıma hakim olamadım…

                               *                *                 *

Bir üretimde bile birlikte olamamanın acısıyla uğurladım Savaş’ı ben de…

Işıklar içinde yat dostum..

İnanıyorum ki bir gün kesinlikle buluşacağız bir yerlerde ve birlikte üretmeyi sürdüreceğiz canım kardeşim…

Tuncer CÜCENOĞLU

 


www.sehirtiyatrolari.com/tuncer

Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

 

 
[ Geri ]

 Tiyatro

Foruma Gider!
XHTML Validation
CSS Validation
Powerd by YOOtheme

Copyright © 2005Tiyatro Türkiye