Pazar, 05 Şubat 2012
  • Afış Koleksiyonu
  • İletişim
  • üye ol
Tiyatro
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Sahnedekiler
  • Tiyatrolar
  • Söyleşiler
  • Forum
  • Yazarlarımız
    • Süleyman KABAALİ
    • Turgut BAĞIR
    • Rasim AŞIN
    • Hüseyin AKŞEN
    • Tuncer Cücenoğlu
    • Cüneyt INGIZ
    • Nurhan TEKEREK
  • Genç Kalemler
    • Ahmet CAKMAKOĞLU
    • Eda TEMIZCAN
  • Sizden Gelenler
    • Email ATINIZ
    • Okan METIN
    • Üstun AKMEN
    • Gokhan OKSAR
    • Kemal ORUÇ
Size ozel E-posta hesabi @tiyatroturkiye.com
Sign up
Check e-mail
 

Y A Y I N Y E R I


Hayat Ağacında Tavus Kuşları


 



 Mudanyada Yeni Bir Tiyatro Çabasıyla İlk Yaz Ve Hayat Ağacında Tavus Kuşları

Nurhan TEKEREK
 

  İktisat Oyuncuları Tiyatro Topluluğu



SARAY DUVARLARI ÖTESİNDE [CBÜ İktisat oyuncuları]



 Guzel Sanatlar Fakultesi Oyunculari


YILIN KOMEDİSİ [ŞAHANE DÜĞÜN]


Tiyatro Dergisi [E-Degi]







 Yaşamak mı Yoksa Ölmek mi [ANKARA DT]

Kafkas Tebeşir Dairesi [ERZURUM DT]


 

Ana Sayfa arrow Yazarlar arrow Genç Kalemler arrow Eda TEMIZCAN arrow Hollywood Çöplüğü
Hollywood Çöplüğü PDF Yazdır e-Posta
Cumartesi, 13 Ekim 2007

ImageHerkesin ayrı bir derdi var şu Türkiye’de.Kimi seçim sıkıntısında, kimi iş derdinde, kimi magazinlerde boy gösterme, bazıları da kendi halinde sanatının peşinde.Yani “bizler”. Kim nerde yakalanmış , kim ne giymiş , kim kime ne demişten çok daha önemli sorunlarımız var. Ne mi ? Sahnelerimiz! Öyle bir ülkedeyiz ki ; sanatla uğraşıyor olmamıza rağmen istemeden de olsa kendimizi 26 Mart’tan beri siyasetin içinde buluyoruz. Ne acıdır ki Dünya Tiyatro Gününden 1 gün önce. Tesadüfün (!) bu kadarı…

        Bir diğeri de çok daha yakın bir tarihte.Yani 5 Nisan.Atatürk Kültür Merkezi ihalesinden bahsediyorum. Siyasetle ilişkiniz olmasa bile , ucundan köşesinden bir şekilde sizi de alıyor içine bu dipsiz kuyu.Ülkemizde tiyatroya savaş açmış olan bir grup azınlık iktidar üyeleri, Atatürk Kültür Merkezi ve Muhsin Ertuğrul sahnelerini yıkıp yerine kongre ve ticaret merkezi yapacak kadar iyi niyetliler(!). Kim olduklarını söylememe gerek yok sanıyorum.Tabi yerine camii yapacağız diyemedikleri için bu yolu seçmiş olmalılar.Herkesin ortak sıkıntısı olmasına rağmen neden belirli bir kesimden insan topluluğu bunu eleştiriyor,karşı çıkmaya çalışıyor orası da ayrı bir soru işareti tabi.

 

Geçtiğimiz yıllarda bir olaya şahit oldum. Sizinle paylaşmak istiyorum. Bir çoğunuz belki biliyordur ama yine de tekrar tekrar okuyup bilenlerin de bilmeyenlerin de bir şekilde içinde olduğumuz durumun farkına varmasını istiyorum. Almanya’da iken sokaklarda 100 – 200 metrede bir opera ve tiyatro salonunun olması dikkatimi çekti.Araştırmaya başladım. 2.Dünya savaşı bitiminde enkazlar restore edilip yeniden hayata geçirilirken , devletin harçları öncelikle tiyatro ve opera salonlarına harcanmış. Birkaç satır daha okuduğumda beni hayretlere düşüren ikinci olay ise ; Yani daha da ilginci , yıkılan binalardan geriye kalan taşların salonların yapımında yeniden kullanılmış olması. Almanlara faşist , katil diyen insanlaradır bu sözlerim. Tabi ki bazı gerçekler değiştirilemez belki ama  sanatın onlar için hangi seviyede olduğunun en açık örneğidir bu. Keşke şuan Almanya’daki tiyatro ve opera salonlarını değil de Türkiye’deki yani kendi vatanımızdaki kültürel alanlarımızla övünüyor olsaydım. Tabi herkes nasıl daha çok sanata katkıda bulunabilirim diye düşünürken bizimkiler de acaba nasıl sahnelerimizi kapatırım, acaba nasıl insanları 2010 yılında kültür başkenti olacağız sloganlarıyla uyutup hepsini yok etmeye çalışırım diye düşünüyor.Bu yüzden başka projelere de zaman kalmıyor. Hak vermek lazım hepsine.

 

Bir başka olay ise Devlet ve Şehir Tiyatrolarının kapatılması. Ayrıca Devlet Tiyatrosunda kadrolu olarak görevli olan oyuncuların televizyon dizilerinde oynama yasakları. Bunun nedeni ise diğer sorun gibi iğrenç! Devlet Tiyatrolarında oyuncular bir ay tek , bir ay çift maaş aldıkları için “Daha fazla kazanmalarına gerek yok. Emektar devlet memuru bile bu kadar kazanmıyor. Hem nelerine yetmiyor çift maaş , o kadar para efendim.” düşüncesi. O kadar çok işleri var ki kim uğraşacak tiyatroyla, oyunla… Keşke her şey dışarıdan göründüğü kadar kolay olsa. Bu işe gönül vermiş insanları bir avuç zanneden bu zihniyet , ileride ne gibi tehlikelerle karşı karşıya olduğunun farkında bile değil. Bunun için de artık çıkıp biz buradayız demenin zamanının geldiğini düşünüyorum ama yine de koltuk sayılarımız eksiltilmeye devam etsinler. Bu zihniyetle bu ülke “Hollywood Çöplüğü” olmaya çoktan mahkum edildi bile…

 
[ Geri ]

 Tiyatro

Foruma Gider!
XHTML Validation
CSS Validation
Powerd by YOOtheme

Copyright © 2005Tiyatro Türkiye